Maldivler 1

Sitedeki yazıların neredeyse tamamı eşimle birlikte geçirdiğimiz tatilleri içereceğinden, tarih sırasına göre gitmenin iyi olacağını düşündüm. Bu nedenle ilk yazımızın konusunu balayı seyahatimiz olarak seçtim. Düğün öncesi hazırlık sürecinde çok yoğun çalıştığımızdan birçok şeyimizi erkenden hazırlayamadık. Oturacağımız evi bile düğüne 1 ay kala bulduğumuzu söylesem yoğunluğumuzu tahmin edersiniz belki. Bu sürede balayı birkaç kez gündeme gelse de üzerinde çok düşünemeyip erteledik sürekli.

Sonunda ben Maldivler’e gitmek için araştırma yaptım ve her yerin dolu olduğunu görünce daha önceden balayını orada geçirmiş bir arkadaşımızla görüşüp yardım istedik. Bize kendi tur acentelerine yönlendirdiler; Sinemis Tur. Turun avantajı her zaman onlara ayrılmış yer olması ve sıkışık zamanda sizin yerinize her şeyi hallediyor olmaları. Ofislerine gittiğinizde önce size bilgisayardan otellerin fotoğraflarını gösteriyorlar, siz tabii aşık oluyorsunuz ve gitmek için ölüyorsunuz. Onun üzerine fiyat konuşmaya başlayınca fiyatların yüksekliği karşısında şaşırıp biraz moraliniz bozulabiliyor.

Emreyle fiyatları öğrendikten sonra biz bir düşünelim deyip ofisten ayrılmıştık. Bir hafta boyunca gitsek mi gitmesek mi diye bayağı konuştuk. Sonunda bir akşam Emre “Ben aslında gitmeyi çok istiyorum ama bu kadar maliyetli balayının altına imza atan bir tek ben olmak istemiyorum. Sen ne diyorsun?” dedi. Ben de ona çok istediğimi söyleyince gözümüzü karartıp gitmeye karar verdik. Bu arada diğer balayı alternatiflerimiz de Capri adası ve Koh Samui idi ama fiyatlar aşağı yukarı aynı yere geliyordu.
Aslında Dubai’de kalmak planımızda yoktu, ancak eşimin bir arkadaşı düğünümüze işi sebebiyle gelemedi ve bize düğün hediyesi olarak 2 gecelik Dubai tatili hediye etti. Uçağa bineceğimiz gün Sinemis’e uğrayıp durumu anlattık, bize hemen vize konusunda yardımcı olacaklarını söylediler. Pasaport fotokopilerimizi bırakıp Atatürk Havalimanı’na geçtik  Ekim ayının 18’inde akşam 7 civarı Emirates ile önce Dubai’ye oradan da Maldivler’in başkenti olan Male‘ye uçtuk. Eşimin ilk yurt dışına çıkışıydı, benimse ikinci. Dubai’ye uçuş 4 saat civarı, Male’ye de yine o civarda sürüyor.
Havayolu konusunda 3 sene önce sadece Emirates ve Qatar vardı ve aktarmalı uçuluyordu. Şimdi THY de başladı uçmaya. Aktarmasız gitmek isterseniz iyi olabilir. Ben artık Thy’ye zerrece güvenmediğim ve izledikleri politikaları tasvip etmediğim için binmemeye çalışıyorum. Emirates’e hayran kaldığımı ise söylemeden geçemeyeceğim. Uçuş içi eğlence harika, bir sürü iyi film vardı izlemek için. Yemekler ayrı bir lezzetliydi zaten. Bir de büyük yolcu uçağına binince (3 sıra koltuk olandan) oldukça keyif aldık. Asıl sürpriz uçakta balayı çifti olduğumuz için ikram edilen pasta ve şampanyaydı, bir de fotoğrafımızı çekip hemen verdiler. Şimdi işyerindeki masamdan bana bakıyor.
Bunun üzerine Fly Emirates demek istiyorum 🙂
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Uçaktan korkan bir insanım doğruya doğru, o yüzden Male’ye olan uçuşun sonlarına doğru içim sıkılmaya başlamıştı. Önce X-Men First Class ardından da Kung Fu Panda 2 izlemiştim ama yol bitmek bilmiyordu. Bir ara ağlama krizine girecek gibi oldum, sonunda güvenle indik de rahatladım. Bu arada uçakta dışarısını görebileceğiniz kameralar var, uçak inişe geçtiğinde aşağı kameradan yeryüzünün yaklaştığını ekranınızdan izleyebiliyorsunuz. Biz de inerken heyecanla masmavi okyanusa baktık 🙂
Havalimanında bizi otelimizin tabelasını tutan bir görevli karşıladı. Bir otobüse bindirilip deniz uçaklarının kalktığı küçük terminale geçtik. Otelimiz Hilton Irufushi‘ydi. Şimdi ismi Sun Siyam Iru Fushi olmuş.  Oteli seçerken turda çalışan kişi Male‘ye yakın yerlerde denizin güzel olduğunu ancak merkezden uzakta daha da berrak ve temiz olduğunu söylemişti. Bilmiyorum gerçekte öyle mi ama inandık ve ok dedik. Uzaktaki adalara gitmenin tek yolu deniz uçağına binmek. Aslında bu da otel seçiminde etkili oldu, çünkü hayatta bir daha böyle bir fırsatımız olamaz diye düşündük. Otelimizin lounge’unda beklerken bize serin havlu ikram ettiler, o sıcak ve nemli havada inanılmaz güzel bir etkisi oldu. İçeceklerimizi içtik, ailemize facebooktan indiğimize dair mesaj attık ve konforlu bir şekilde uçağımızı bekledik.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Bindiğimiz uçak 15-16 kişilik, TransMaldivian diye bir havayoluna ait. Pilotlarımız işte bu çıplak ayaklı adamlar. Kokpitteki bütün göstergeler bir işe yaramıyormuş gibi gözüküyor, sadece bu ortadaki aparat asıl yön bulucu gibi geldi bize. Allah’a emanet uçtuk gittik 45 dakika. İnanılmaz bir motor gürültüsü var, sarı tıkaçları tıktık kulaklarımıza.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Manzaralar muhteşemdi. İniş ve kalkışlarımızı da videoya aldık, izleyebilirsiniz.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Uçak iskeleye yanaştı ve bizi personel yine soğuk havlularla karşıladı. Saatimizi Male saatinden 1 saat ileri almamızı rica ettiler, adalar arası bile saat farkı var. Bizi sahilde oturtup içecek ikram ettiler. Adanın güzelliğinden o kadar etkilenmiştik ki şaşkın olmuştuk resmen. Kendimi bir filmin içinde zannettim. Yarım saat kadar sonra bizi odamıza daha doğrusu water bungalow denen deniz üzerindeki villamıza golf arabası ile götürdüler. Bu arabalara buggy deniyormuş.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
İşte bu da kaldığımız villamız. Yatak denize bakıyor, balkonumuzdan hemen denize atlayabiliyoruz üstelik sağdan soldan kapalı olduğu için gizliliğinizin korunduğunu hissediyorsunuz. Sadece denizde olup villanın tam karşısında yüzen biri balkonu ve villanın içini görebiliyor.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Kapının önünde küçük bir posta kutumuz vardı her gün ertesi günkü aktivitelere dair bilgilendirme yazısı geliyordu. Kablolu internet bedavaydı ama kablosuz paralıydı. Biz netbook getirdiğimiz için sıkıntı çekmedik. Adaya bir kez geldiğiniz zaman başka bir yere geçiş olmuyor, hani Male’ye döneyim orayı gezeyim bir gün deseniz deniz uçağı parası vermeniz gerek tekrardan.
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Ada muhteşem, otel orta kalabalık olmasına rağmen özellikle öğlenleri sahiller çok ıssız, sanki tüm ada seninmiş duygusunu hissedebiliyorsun. Benim en şaşırdığım şey kumlara çıplak ayakla rahatça basabilmek oldu, çünkü kumlar Türkiye’deki gibi ışığı emmiyor tersine yansıtıyor bu yüzden ayağınız yanmıyor. O incecik kumu ayaklarınızın altında hissetmek harika. Tatil boyunca çıplak ayak gezdik diyebilirim. Denize girmek için Decathlon’dan deniz ayakkabısı aldık, yanlışlıkla kestaneye falan basarız diye korktuk.

aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Villamızın yüz metre ilerisinde minik mercan kayalıkları vardı, şnorkeli alıp gittiğimizde harika küçüklü  büyüklü renk renk balıklar gördük. Biz yanımızda kendi şnorkelimizi getirmiştik ama ücretsiz kiralama imkanı da var. Şimdi böyle bir yerde eminim sizin de aklınıza köpekbalığı geliyordur ama gelmesin çünkü 1976’dan beri  bir saldırı yaşanmamış.

aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

3 thoughts on “Maldivler 1”

  1. Cok faydali guzel bilgiler verilmis, detayli hos bir anlatim var, onemli konular hakkettigi kadar vurgulanmis. Fotograflar da cok guzel bu arada.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *