Tag Archives: paros

Paros ve Anti Paros Adaları

Santorini için tıklayınız…

Burada sahilin dibinde bir pansiyonda kaldık. Adı Stella Hotel ama bence pansiyon 🙂 Folegandros ve Santorini’den sonra biraz gariban hissetmedik değil hani. Pansiyon sahilin dibinde ama bizim oda arkaya bakıyor. Yatak odası biraz küçük, eşyalar eski ama temiz diyebiliriz. Kısıtlı alanda her şeyi yapmaya çalışmışlar. Klima var, su ısıtıcısı var, saç kurutma makinesi bile vardı. Ufak bir sepette sallama çay ve kahve de vardı. Sahibi Stella Hanım araba kiralamak için de yardımcı olmak istedi ama ellerinde araba kalmamış. Sonrasında biz başka bir yerden bulduk.

paros'ta gün batımı
paros’ta gün batımı

İlk gün adanın güneyindeki birkaç koyda denize girdik ama ne yazık ki o koyların ismini not almayı atlamışım. Yanlış hatırlamıyorsam Aliki plajına gitmiştik. Bir de kuzeydeki garip kaya formasyonlarının olduğu Kolimbitres’e de uğradık orası da ilginç tavsiye ederim.

noussa
naoussa

Paros’un meşhur balıkçı kasabası Naoussa’ya da gittik. Tüm seyahatimiz boyunca ilk kez deniz ürünü niyetiyle oturmuştuk ancak hayal kırıklığı ile kalktık. Eşim balık bakmaya içeri girdi sonra beş karış suratla döndü. Bir balığın gözü yok öbürlerinin de kafası yok dedi. Birçok kişi balığın tazeliğinin gözünden ve solungaç renginden anlaşıldığını bilir. Bunun üzerine ızgara ahtapot ve grek salata yiyip kalktık. Sanırım balığa bakmadan sipariş vermiştik yoksa kalkıp giderdik. Burada iki çift laf edelim, tüm Yunanistan gezilerimiz sırasında açık bir şekilde kazıklanmaya çalıştığımız tek yer burası oldu. Evet Santorini de margarinli yemeğe denk gelmiştik ama bayat balık kakalamaya çalışmak ondan daha aşağılık bir şey.

levantis
levantis

O gece Levantis isimli Restoran’da yemek yedik. Modern Yunan mutfağı diyebileceğim bir tarzları vardı. Ama ilginç bir şekilde bizim mutfaktan da bir şeyler almışlar. Menüde mantı ve patatesli gözleme de vardı. Mesela gördüğünüz şey daha sulu yoğurttan yapılmış cacık ama içinde nane ve dolmalık fıstık var.

levantis tavşan
levantis tavşan

Ben ana yemek olarak tavşan istedim, biraz kuruydu. Emre’nin yemeğiise fırında kuzuydu. O beğendi. Başlangıçlar da güzeldi.

levantis salata
levantis salata üzeri asma yaprağına sarılı hellim peyniri
IMG_8490
asma yaprağına sarılı kuzu eti

Paros’ta Apollon Garden restoranına giden ara sokakta gençlerden oluşan bir müzik grubu çok güzel bir şarkı çalıyorlardı. İki gece üst üste oraya gidip aynı şarkıyı dinledik. Tahmin edersiniz ki bizim için bu tatilin şarkısı o oldu, yani Beirut’tan Postcards from Italy.

 

 

 

Apollon Garden Restoran tripadvisor’da yüksek puanlı yerler arasında ama bence çok da hak etmiyor. Biraz kalite fiyat dengesi iyi değil.

apollon garden restoran
apollon garden restoran
karides saganaki çok küçük porsiyon geldi
karides saganaki çok küçük porsiyon geldi
sucukakia yani sulu izmir köfte
sucukakia yani sulu izmir köfte

Son gün Mikonos’a dönüş gemisi akşam altıdaydı ama biz kiralık arabamızı geri vermiştik. O gün için Paros’un hemen alt köşesinde kalan Antiparos adasına geçmeye karar verdik. Limandan tekneye bindik yarım saat sonra Antiparos’taydık. Ben ATV kiralayalım diye çok ısrar etsem de eşim sıkı pazarlık sonucu atv parasına araba kiralamayı başardı.

IMG_8589

Vathis Volos
Vathis Volos

Bastık gaza adanın diğer tarafında Vathis Volos isimli ufak ıssız bir koy bulduk oranın tadını çıkardık. Bizim Mikonos’tan aldığımız şemsiye ve hasırlar orada Hakk’ın rahmetine kavuştu.

IMG_8536

paros mağara
paros mağara

Sonrasında da dağın tepesine çıkıp Aya Ioannis mağarasına girdik. 17 Ağustos depreminden beri bu tip kapalı yerlere girmekten hazzetmem ama bu sefer korkmadım ve mağaraya girmeyi başardım. Çok etkileyici olduğunu söylemeliyim. Giderseniz mutlaka mağaraya uğrayın. Biz mağaraya girerken Türk birkaç aile de gelmişti. Bayram dolayısıyla Türklerin sayısı artmıştı.

Mağara dağın tepesinde olduğu için muhteşem bir manzarası var.

antiparos
antiparos

Feribota binmeden önce Little Green Rocket’ta yemek yedik. Güzeldi tavsiye ederim ama çok kalabalık oluyor.

Dönüş

28 temmuzda Mikonos’a geri döndük. uçağımız ertesi gündü  yani bayramın sondan bir önceki günü. Girit seyahatinden dilimiz yandığı için (okumak için buraya) dönüşü son güne bırakmadık. Havaalanında tuhaf bir durumla karşılaştık. Biz Atlasjetle gelmiştik fakat Mikonos’a Bora Jet de uçuyor. Bora Jet uçağın kalkış saatini öne almış fakat yolcularının bir kısmına sms göndermiş bir kısmına göndermemiş. Böyle olunca bazı yolcular açıkta kaldı. Telefonda kavgalar gürültüler bilmem neler… Bir sürü tantana. Sonunda o yolcular da bir şekilde bizim uçakla döndüler ama tatillerinin sonu tatsız oldu tabii.

Biraz maceralı olsa da çok keyif aldığımız bir tatil oldu diyebilirim.

Kiklad Adaları

Yunan Adaları’na olan sevgimiz Kos ve Rodos ile başladı, Girit ve Sakız ile devam etti. 2014 yazında ise en büyük adalar turumuzu yaptık. 15 gün içinde 5 ada (Anti Paros da sayılırsa 6) gezerek iyi bir rekor kırdığımızı düşünüyorum. Gezdiğimiz bu adalar Ege Denizi’nde bulunan Kiklad Takım adasının içinde yer alıyor. Bu adalara Kiklad denmesinin sebebi tüm adaların tek bir ada, yani Delos, etrafında toplanmış gibi gözükmesi.  Yunan mitolojisi ile bağlantıyı da kiklop yani tek gözlü devlere benzeterek yapmışlar. Kikladlar 220 Adadan oluşuyor ama çoğunda yerleşim yok. En bilinenleri 21 tane; Amorgos, Anafi, Andros, Antiparos, Delos, Eschati, Ios, Kea, Kimolos, Kythnos, Milos, Mykonos, Naxos, Paros, Folegandros, Serifos, Sifnos, Sikinos, Syros, Tinos ve Santorini. Hepsi birbirinden güzel olduğu için tatil programını yaparken çok zorlandım. 21 adadan hangilerini seçecektim?

cyclades
worldatlas.com’dan alınmıştır

Atina aktarmalı gitmek istemediğimiz için Mikonos’a uçmamız gerekiyordu. Bu ada cepteydi. Dönüşü de buradan yapacağımız için son günümüzde yine bu adada olmamız gerekiyordu. Her adanın fotoğraflarına baktım, sahillerini ve yapılacak aktivitelerini inceledim. Oraya kadar gitmişken Santorini’yi görmesek olmazdı. Onu da cebime koydum. Sonra nasıl oldu hatırlamıyorum ama Folegandros diye bir adanın var olduğunu okudum. Tripadvisor’dan girdim en iyi otellerine baktım ve bam aşık oldum. Neden aşık olduğumu yazının ilerleyen satırlarında göreceksiniz. Kalan günlerimiz için de Paros ve Naksos adalarını seçtik. Seçtik diyorum çünkü ben aslında Naksos’u pek istememiştim ama eşim ısrar etmişti. Fakat sonrasında ben de çok beğendim ve iyi ki eklemişiz dedim.

IMG_8010

İos
İos

Tüm bu süreç boyunca aslında en çok görmek istediğim ada Milos oldu. Ama ne yazık ki uygun gemi kombinasyonunu yaratamadım. Adaları seçtikten sonra tekrar oturdum bilgisayarın başına. 15 gün içinde en optimum şekilde bu 5 adayı nasıl ziyaret ederiz diyerek Yunan feribotlarının hareket takvimlerinin olduğu siteyi açtım. Benim kullandığım sitenin adresi bu:

https://www.gtp.gr/RoutesForm.asp

Sanırım bu çalışma sürecinde 15 alternatif yaratmışım. 8 tanesi Milos’u içeriyor diğer yedisi Milos’suz. Milos’u neden bu kadar beğendin derseniz sahillerinin çok güzel olduğunu söylerim. Fotoğraflardan inanılmaz etkilenmiştim. Milos dışında Kikladlarda görülmeye değer Küçük Kikladlar olarak alınan bir ada grubu daha var. Bunlar Schinousa, Iraklia, Dounousa ve Koufonissi. Bu adalar hem çok kalabalık değil, hem mükemmel sahillere sahipler hem de dalış için ideal. Kalma olanakları sınırlı, araba kiralama pek yok sağa sola hep yürüyerek gitmeniz gereken adalar. Mikonos ve Santorini’nin zıttı diyebiliriz. Zamanımız olursa ileride onları da görmek istiyorum. Bir de Mikonos gibi gece eğlencelerinin çok meşhur olduğu bir ada olan İos var. Bizim o taraklarda pek bezimiz olmadığından İos’yu geziye katmadık. Ama siz düşünebilirsiniz.

Feribot seferlerini inceleyip her adada kalacağımız gün sayısını belirledikten sonra sıra geldi otellere. Temmuz ayında gideceğimiz için ve temmuz da yüksek sezon olduğu için bazı yerlerde uygun fiyatlı otel bulmakta zorlandım ama sonunda bir plan oluşturabildim. Mikonos, Naksos ve Paros’ta hep ucuz yerlerde konakladık. Santorini ve Folegandros ise pahalıya geldi. Gelelim tatilimizin detaylarına.

Mikonos için tıklayınız…

Ah bir de her tatilimizin bir şarkısı yok ama bu tatilimizin şarkısı aşağıda. Yazıları okurken dinlerseniz hoş olabilir. Belki feribotta rüzgarın saçlarınızı karıştırdığını bile hayal edersiniz… Neden olmasın?